Bize Ulaşın

Ceviz pek çoğumuzun severek tükettiği sağlıklı yemişlerin başında geliyor. Bizim bildiğimiz ceviz, aslında oldukça geniş bir aile olan Cevizgiller familyasından olan aromatik kokulu ağaçlar olarak tarif edilebilir. 25 metreye kadar uzayabildiği bilinen ceviz ağacı esasen Asya topraklarına ait. İnsan beynini andıran görünüşü ve neredeyse ufak bir limona benzeyen boyutuyla ceviz, vazgeçilmezlerimizden olmaya devam ediyor. Tabii ki, cevizin de tek bir türü bulunmamakta. Cevizin faydalarından bahsetmeden önce ceviz türlerini tanıyalım.

Ceviz Türleri

Dünyanın farklı bölgelerinde farklı özelliklerle yetişen bu türlerin en yaygınlarının sayıları 2 olmak üzere, bu türlerin sayılarının 10’a kadar çıkabildiğini belirterek başlayalım. En yaygın olan 2 ceviz türünün genellikle tohumları için yetiştirilip ticarette kullanıldığı ve büyük kâr getirdiği bilinmektedir.

  • Seksiyon Juglans: Büyük yaprakları ve sert odunuyla öne çıkan bu ceviz türünün memleketi Güneydoğu Avrupa ve Asya’dır. Bu türe ait olan Juglans Regia (adi ceviz), ülkemiz ceviz üretiminin başlıca ceviz türüdür.
  • Seksiyon Rhysocaryon: Siyah ceviz olarak da bilinen bu tür, genel olarak Amerika bölgesinde yetiştirilmektedir. İnce tüyleri ve dişli kenarlarıyla bilinmektedir. Arjantin Cevizi, Brezilya Cevizi, Bolivya Cevizi, Meksika Cevizi gibi pek çok dala ayrılmaktadır.

Cevizin Faydaları

Peki sağlığa yararıyla öne çıkan cevizin faydaları tam olarak neler? Gelin, uzmanlar tarafından sürekli olarak tavsiye edilen ve zengin bir vitamin kaynağı olan cevizin nasıl üretildiğine odaklanmadan önce faydalarına göz atalım.

  • Hafızayı güçlendirdiği bilinmektedir.
  • Ruh sağlığına ve depresyona çok iyi gelmektedir.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir ve vücudu hastalıklara karşı korur.
  • Bağırsakları düzenler ve sağlıklı bir şekilde çalışmalarını sağlar.
  • Prostat, pankreas ve meme kanseri gibi kanser türlerinin oluşmasını önler.
  • Düzenli ceviz tüketimi, uyku düzeninin sağlanmasında oldukça yardımcıdır.
  • Kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu özelliktedir.
  • Alzheimer ve bunama gibi hastalıkları önler.

Ceviz Üretimi

Türkiye’nin en yaygın meyvelerinden olan cevizin üretimi pek çok yerde yapılabilmektedir. Bugün ülkemiz, sayıları 10 milyona varan ceviz ağacına ev sahipliği yapmaktadır. Buna bağlı olarak 200 bin tonu aşan üretimimizle, dünyada ceviz üretiminde lider ülkeler arasındayız. Sıcağa ve soğuğa dayanıklılığıyla bilinen ceviz ağacı, sağlam yapısıyla üretim sürecinde bu açıdan kolaylık sağlıyor diyebiliriz.

Her ne kadar hava durumlarına dayanıklı bir yapısı olsa da, cevizin geç ilkbahar ve erken sonbahar donlarına karşı dayanıksız olduğu, dikkat edilmesi gereken bir husus olarak karşımıza çıkıyor. Bu sebepten dolayı bahçenin dona dayanıklı şekilde kurulmasına önem vermek gerekiyor. Bununla birlikte, 38 dereceyi aşmayacak sıcaklık da cevizin sağlıklı yetişebilmesi için önemli bir gereklilik.

Ekim yapacağınız dekara, ekimden önce 3-4 tonluk ahır gübresi takviyesi yapmanız kesinlikle yararınıza olacaktır. Ahır gübrenizin olmadığı durumda yeşil gübreleme yolunu da tercih edebilirsiniz.

Dikim mesafesi için, ektiğiniz ürünlerin gelişim potansiyellerini iyi bilmeniz gerekmekte. Çeşit seçimini doğru yapıp dikim mesafesini buna göre ayarlarsanız gelişim sürecinde herhangi bir problem yaşamazsınız.  

Çeşit seçiminde bir diğer önemli husus, meyvenin özelliklerini iyi tanımaktır. Meyvenizin vejetasyon süresi, bölgenizin ilkbahar geç ve sonbahar erken donları, döllenme biyolojileri ve yapraklanma zamanı gibi özelliklerini iyi tanımanız, daha verimli bir yetiştirme süreci geçirmenizi sağlayacaktır.

Bunun yanı sıra, ceviz ağaçları sahip oldukları kazık kökler nedeniyle su tutmayan derin topraklardan hoşlanırlar. Ceviz ağaçlarının tuza karşı oldukça hassas olduğunu da not olarak düşelim. Toprağın tuz değeri arttıkça ürünün verimsizliği de doğru orantılı olarak artmaktadır. Buna bağlı olarak, pH değeri 6.5 ile 8 arasında olan topraklar ceviz yetiştirmek için en uygun topraklardır.

Bahçe kurmak, ceviz yetiştiriciliğinde en dikkat isteyen noktalardan biridir. Ceviz bahçesi hazırlanırken, bahçeyi kuracağınız alanın toprak değerlerini çok iyi bilmeniz oldukça önemlidir. Bununla birlikte, ceviz bahçesinin kurulacağı alanın, yamacın dibinden ideal olarak 15 metre uzun olmalıdır.

Eğer bulunduğunuz bölgenin iklim şartları sertse, geç çiçeklenen ceviz türlerini tercih etmeniz yararınıza olacaktır.

60 cm genişlik ve 70 cm derinlikte açılan çukurlara fidanlar dikilir. Fidan dikiminden sonra, fidanlara herek bağlanmalıdır. Herek bağlama işlemini, can suyu verme işlemi takip etmelidir. Böylelikle ceviz ağaçları gelişimlerine sağlıklı bir şekilde devam ederler.

Dikimden sonra yabancı ot kontrolü sürekli olarak gerçekleştirilmeli ve gübreleme ile budama işlemlerine önem verilmelidir. İlkbaharda yüzlek, sonbaharda derin sürüm yapılmalıdır. Sulamanın ise salma ve damlama yöntemleriyle yapılması daha uygundur.

Ceviz Hasatı

Hasattan 15 gün önce yapılacak olan sulamadan sonra, hasadın sabah veya akşamüstü yapılması tavsiye edilir. Sırıkla hasat yapmaktan kaçınılmalı, sarsma ve silkeleme gibi yöntemler tercih edilmelidir. Toplanılan meyveler büyük çuvallarda toplu olarak bekletilmemelidir.

Ceviz Zararlıları

Tarımcıların başını en çok ağrıtan konulardan biri de bitki ve meyve zararlılarıdır. Buna bağlı olarak tabii ki de ceviz zararlıları da mevcut ve dilerseniz bunlardan bazılarına birlikte göz atalım.

  • Ceviz İç Kurdu: Cevizin kabuğu sertleşmeden önce, meyvelerin birbirlerine temas ettiği yerden sapa bağlanarak meyvenin içine girerek ürüne oldukça fazla zarar vermektedir. Ceviz iç kurdu zararlısından kurtulabilmek için temmuz – haziran aylarında ilaçlama yapılması gerekebilir.
  • Yaprak Gal Akarı: Yaşam alanı yapraktır. Yaprağın iki yüzeyinde meydana getirdiği kabarıklıklar sebebiyle ayırt edilebilir. Bu zararlıyla en etkili mücadeleyi gerçekleştirebilmek için kükürt kullanımı gerekmektedir.
  • Ceviz Antraknozu: Ceviz antraknozu; sürgünlerde, meyvede ve yaprakta oluşan karalekelerle kendini belli eder. Mantar hastalıklarından bir tanesi olarak bilinmektedir. Bu zararlıyla mücadele için yere dökülen topraklar çok geçmeden toplanmalıdır. Buna ek olarak sonbahar ve ilkbaharda yapılacak ilaçlamalar da önleyici olarak tercih edilebilir.