Bize Ulaşın

Turp yetiştiriciliği konusunda ülkemizin neredeyse her bölgesinde yetiştirilebilir bir bitki olmasıyla beraber yenilen turp yumruları olmaktadır. Eskiden beri kültür bitkisi olarak bilinen ve ilk çıktığı yer olarak Orta Asya, Doğu Asya gibi taraflar olduğu bilinen turp, 1 veya 2 yıllık kültür bitkisi olarak tanımlanır. Renklerine göre de turp isimleri değişkenlik göstermektedir.

  • Siyah turp- bayır turpu
  • Küçük kırmızı turp- fındık turpu
  • Beyaz turp – kestane turpu diye adlandırılır.

Güneydoğu Asya ve Avrupa ülkelerinde turplar, sofraya geldiğinde pişirilerek tüketilse de iştah açıcı özelliği olması sayesinde bizim ülkemiz dahil olmak üzere diğer yerlerde doğrudan çip şeklinde üretilir. Yaklaşık 170 bin, her yıl Türkiye’de yetişmektedir. Kırmızı turp içerisinde çeşitli vitamin ve mineraller bulunur. A, B1, B2, B6 ve C vitaminleri gibi birçok vitamin bulunmaktayken, her 100 gram kırmızı turp içerisinde ise yaklaşık 1,2 gr protein, yağ oranı 0,1 gr kadar düşük ve 93,2 gr su bulunmaktadır. Sofralarda insanların iştahlarını açan nitelikte tüketilen kırmızı turplar, yaz veya kış fark etmeksizin tüketilen turplardır.

Turp Kökleri

Turp bitkileri çimlendikten sonra kazık kökü oluştururlar. Turp çeşitlerine göre bu kökler ortalama 10-15 cm ile 30-35 cm arasında derinliğe inebilir boyuttadır. Kazık kökler, boya bağlı olarak büyümesiyle ilgili rengi beyaz büyürler. Turp bitkisinin kazık kök üstünde oluşan yumrular turplardır. Renkleri ise siyah, beyaz, pembe ya da erguvani gibi renkler olduğu gibi karışık şekilde de oluşmaktadır.        

Turp çeşitlerine göre şekillenmeler de farklıdır. Fındık turplarda genelde yuvarlak, uzun ve yuvarlak ya da basık ve yuvarlak gibi şekilleri oluşur. Bayır turplarında ise basık ve yuvarlak, uzun ve yuvarlak gibi şekillere sahiptir. Kestane turplarında inceleme yapıldığında ise yuvarlak, konik ya da uzun şeklinde olduğunu görmek mümkündür. Sadece turp yapısı gereği çeşitleriyle değil aynı zamanda tohum ekim derinliği ve sıklığıyla da şekilleri etkilidir. Fındık turpların çapı ortalama 3-6 cm arasındadır, uzunluk olarak fındık turp 2-3 cm arası büyür. Bayır turpta çap 5-15 cm, boy ortalama 5-20 cm arasında uzamaktadır. 

Turp İklim İsteği

Turp yetiştirme sürecinde iklim genel olarak serin veya ılık olması beklenir. Çok yüksek sıcaklık ya da soğuk havalar, turp sebzelerinin sevmediği havalardır. Ekim yapıldıktan sonra çimlenme sürecinde tohumlar için sıcaklık 12-15 C olması yeterlidir. Çimlendikten sonra da gelişim sürecinde 14-15 C sıcaklık turpların gelişimine yeterli gözlenmektedir. Eğer sıcaklık artarsa, bitkide vegetatif büyüme gerçekleşir. Bu tip durumlarda genelde turp yaprakları sayısı çoğalırken, turp daha küçük kalır. Bu nedenle yaprak sayısının çoğalması pek doğru değildir. Uzun gün şartlarında bitkilerde çiçeklenme olsa da turp oluşumu verimlilik düşmektedir. Turplar belli bir büyüklük sonrasında düşük sıcaklık ve gün uzunluğu olumsuz etkileyeceği için dikkat edilmesi gerekir.

Düşük sıcaklık durumlarından etkilenme oranı turplarda daha fazladır. Bunun en büyük nedeni, turp bitkilerinin su oranı fazla olmasından kaynaklıdır. Kuru madde oranı ise turpta az olduğu için soğuk havalardan daha fazla etkilenmektedir. Turp yetiştirilen alanda sıcaklık 10 C altına düşerse, bitkinin sapa kalkma oranı artmaktadır. Bu sebeple turp için en uygun sıcaklık aralığı 14 ve 16 C'dir. 

Turp Toprak İsteği

Turp yetiştirirken toprak istekleri de çoğu zaman özel olması gerekmektedir. Derin ve geçirgen, tınlı ve hafif bünyeli topraklar en çok istenen topraklardır. Toprak yapısının ağırlaşmasıyla beraber turp şeklinin bozulması da mümkündür. Turp, toprağın yapısı ağırlaşmasıyla beraber acılaşmaya ve çatlama sürecine de girebilir. Turp yetiştiriciliğinde en çok istenmeyen toprak türleri bu sebeple tınlı killi topraklardan ve ağır topraklar olarak belirtilir. Eğer kumlu topraklar kullanılacaksa, organik gübreleme ya da ticari gübrelerle birlikte desteklenerek yetiştirme yapılması gerekir.

Turp yetiştirmede en önemli değerlerden biri de toprak pH değeridir. PH değeri topraklarda 6 ile 7.4 olması gerekmektedir. Toprakta su ihtiyacının da yeterli miktarda karşılanması, düzenli şekilde su ihtiyacı giderilmesi gerekmektedir. Aksi durumda turplar çatlama yapabilir ve su ihtiyacı giderilmediği için acılaşma da yaratabilir. Lahana grubu sebzelerle birlikte en çok su ihtiyacı olan bitkilerden biri de turplardır.

Turp Ekim Süreci 

Turp bitkilerinin hava şartlarına göre tohumlarının birkaç yöntem ile ekilebilmesi özelliği bulunur. Doğrudan yetiştirme yerlerine ekmek istediğinizde serpme yöntemini kullanarak ya da sıravari ekilmesi uygun olmaktadır. Fındık turp tohumlarının ekileceği yerler genelde geniş alanlara üretim olması halinde düze tohum ekimi yapılarak gerçekleştirilir. Tahta ve tavalarda ekim yapabilirsiniz. Bayır ve kestane turpları ise tavalarda ya da masuralarla yetiştirilir.

Ekilecek toprakta doğru işleme yapılıp ekim için ön hazırlık yapılması gerekmektedir. Bunun için toprakta yabancı otlar varsa temizlenmeli, kültür bitkilerinin oluşunu önlemek gereklidir. Toprak 15-20 cm kadar işlenmesi gereklidir. Toprak, ön hazırlıkta gübrelenmelidir. 

Turp çeşitlerine göre bazı araç gereçlerin de hazırlığı önemlidir. Tava, masura, tahta gibi hazırlıklar gerekmektedir. Bununla beraber fındık turpları için tahta veya tavalarda yetiştirme yapabilirsiniz. Geniş alanlara ekim yapacağınız zamanlarda ise direkt olarak düze ekim de yapılması uygundur.

İklimlerde hava sıcaklığına bağlı kalarak ağustos ayında da ekim yapılması gerekebilir. Tohumların 10-15 cm sıra arası olmasına dikkat edilerek, 3-5 cm sıra üzeri şekilde mesafeli dikilmesi uygundur. Derinlik ise 1,5 - 2 cm olması yeterlidir. Uygunluk şartlarına göre turplar 4-5 hafta içerisinde hasat olgunluğuna erişmektedir. Tava ya da masuralarda yetişecek olan bayır ve kestane turpları ise ocak usulü ile ekim yapılarak 30-40 cm sıra arası bırakılarak, sıra üzeri 10-15 cm şeklinde ve derinliği de 2-3 cm olması yeterlidir. 

Turp Sulama

Her bitki gibi bolca suya ihtiyaç duyan turplar için sulama önemli bir aşamadır. Hele ki turpların tekdüze ve kaliteli olması açısından da sulama yöntemleri de önemli olmaktadır. Turpların yetiştirildiği alanlar tarla ya da geniş alansa yağmurlama yöntemiyle; tavalarda yetiştirildiğinde salma, masuralarda ise karık içine su eklenerek sulama uygulaması yapılabilir.

Üretim dönemi içerisinde bitkilerin gelişimi amacıyla iklim koşullarına uygun olarak 3-6 aralığında tekrarlı şekilde yapılmaktadır. Sulama ile birlikte toprakta kaymak tabakanın yok edilmesi işlemi uygulanmalı, yabancı ot üremesinin de durdurulması gereklidir.

Turp Gübreleme

Turp bitkileri için doğrudan taze çiftlik gübresi değil, ticari gübre kullanılması gereklidir. Organik gübre genel olarak turpta çatlama, odunlaşma, yeşil aksamlar oluşturması nedeniyle tercih edilmez. Turp çeşidine göre turp miktarı da değişir. Bu nedenle azotlu gübrenin yarısı ekim öncesi, kalan yarısı da turp oluşumu aşamasında verilerek en iyi şekilde gübreleme yapılmış olabilir.

Turp Hasat Dönemi

Hasat zamanı en uygun zamanda ayarlanmalıdır. Erken yapıldığında, sebzelerde gelişme görülmediği için şekil ve irilik açısından istenen boyutlara ulaşmamış olabilir. Meyveler bu durumda küçük boyutlarda olur, verimsizlik meydana gelir. Sebze bünyesinde de kimyasal değişim olmadığında kalite düşüklüğü yaşanacaktır. Eğer hasat zamanı gecikirse, dökümler turp sebzeleri üzerinde görülür. Çürümeye yüz tutmaya yakındır ve gelişme uzun süre olduğundan sebzelerde kartlaşma durumu da görülmektedir. Fındık turplar 3-5 hafta sonra olgunluğa gelmektedir. Eğer kestane ve bayır turpları hasat dönemi ise ekim yapıldıktan 3 ay sonra hasat zamanı gelmiş demektir.

Fındık turpları yapraklarından elle sökülme işlemi ile toplanır. Sökülen turp köklerinin yıkanarak temizlenmesi yapılmaktadır. Kazık kök uçları kesilir. Eğer bayır ve kestane turpları için hasat ise bu gibi iri turplarda tut çek kopar değil doğrudan bel veya çapalarla sökülme işlemi yapılmalıdır. 

Turp Depolama 

Turp hasat dönemi sonrası en önemli süreçlerden biri de depolama olacaktır. Depo alanı %95 nem oranına sahip olması, 0 C derece sıcaklığa sahip olması gerekir. Depolama noktasında %0,52 ve altı O2 olması, yararlanma oranını da düşürmektedir. Co2 etkisinde ise araştırmalar pek bulunmasa da genelde %2,5 değerinde faydası olduğu görülmüştür.